Novi Sad Gezi Rehberi

İtiraf ediyoruz; Belgrad gezimizi planlayana kadar, Novi Sad hakkında en ufak bir bilgimiz yoktu. Neredeymiş, nasıl bir yermiş diye araştırmaya başlayınca birazcık şaşırdık, çünkü burası daha önce gezdiğimiz ve yapı olarak bize yakın hissettiğimiz Balkan şehirlerine pek de benzemiyordu. Osmanlı esintilerinden uzak, Orta Avrupa şehirlerini andıran ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğunun izlerini taşıyan neoklasik mimarisi bizde en az Belgrad kadar merak uyandırdı. Böylelikle Üsküp’ten Belgrad’a gelip, hiç vakit kaybetmeden Novi Sad’a geçtik. “Balkanlar bize fazla benziyor, yurt dışındaymış gibi hissetmiyorum. Yok mu şöyle hem Avrupa’daymış gibi hissedip, hem de eurozone’a girmeden gezeceğim yerler?” diyorsanız buyrun, Belgrad + Novi Sad planınızı yapmaya başlayabilirsiniz.

Bizim bir gün ayırdığımız bu güzel şehir, aklımızda Belgrad Kalesi’nden daha çok beğendiğimiz Petrovaradin Kalesi ve soft renkli, şirinlik abidesi binaların bulunduğu sokaklarıyla yer etti. Bunların haricinde bir beklentiniz varsa belki hayal kırıklığı yaratabilir ama sokaklarında gezerken keyifli vakit geçireceğiniz, mimari açıdan göz zevkinizi doyuracak bir şehir gezme niyetindeyseniz, Belgrad’a kadar gelmişken Novi Sad’ı asla es geçmemelisiniz.

Genel Bilgiler

-Novi Sad, Sırbistan’ın kuzeyinde yer alan Voyvodina bölgesinin başkenti, aynı zamanda ülkenin kültür, sanat ve ekonomi merkezlerinden biri. 20. yüzyıldan beri neredeyse tüm Sırp şair, yazar ve gazeteciler hayatının bir dönemini veya tamamını burada geçirmişler.

-Sırbistan’ın Atina’sı olarak anılan Novi Sad, aslında tam bir öğrenci şehri ve gençler için çok fazla olanak sunuyor. Her yıl gençlerin merakla beklediği, Avrupa’nın en büyük müzik festivallerinden biri olan Exit Müzik Festivali’ne ev sahipliği yapması ve 2019 Avrupa Gençlik Merkezi unvanını alması da bunun bir kanıtı. Sokaklarında, cafe-barlarında ve gece hayatında da bu gençlik etkisini çokça görüyorsunuz.

Ulaşım

Belgrad merkezinde bulunan otobüs terminalinden hareket eden otobüslerle, Novi Sad’a 1,5-2 saatte ulaşabilirsiniz. (Belgrad’a ulaşım ile ilgili detaylı bilgi için Belgrad Gezi Rehberi yazımıza göz atabilirsiniz.) Trenle de ulaşım olduğunu okumuştuk ama biz gittiğimizde tren seferleri yoktu. Otobüs biletinizi terminal içerisindeki gişelerden alıyorsunuz. Gidiş-dönüş bilet ücreti yaklaşık 1200 RSD.

Şunu da söylemeden geçemeyeceğiz; otobüse bindiğinizde biletinizde yazan koltukta birinin oturduğunu görürseniz şaşırmayın, orda yazan koltuk numaraları malesef hiçbir şey ifade etmiyor. Herkes boş bulduğu yere oturuyor ve orası benim yerim diye biletinizi gösterirseniz aksi bir tavırla karşılaşabiliyorsunuz. O nedenle rahat olun ve istediğiniz bir koltuğa çökün.

Bir de Novi Sad ve Belgrad hattında iki katlı otobüslerin oldukça yaygın olduğunu gördük. Eğer denk gelirseniz ve üst kattaki en ön koltukları boş görürseniz, ne yapıp edin, gerekirse metrobüsten idmanlı çevikliğinizi kullanın ve oraya yerleşin. 180 derece görüş açısıyla etrafı izleye izleye gitmek aşırı eğlenceli oluyor:)

Novi Sad’da otobüs terminali merkeze Belgrad’daki gibi çok da yakın değil ne yazık ki. Taksiyle gidebilirsiniz veya terminalin oralardan şehir merkezine giden şehir içi otobüsleri kullanabilirsiniz.  Biz sabah erken saatte vardığımızdan hemen konaklayacağımız yere yerleşemeyeceğimiz için yavaş yavaş, geze geze yürümeyi tercih ettik ama eşyalarla epey zor oluyor ve yaklaşık yarım saat sürüyor.

Ne Zaman Gidilir?

Öncelikle, şu linkten şehirdeki etkinlik takvimine göz atabilir, ilginizi çeken bir etkinlik varsa gezinizi o tarihler için planlayabilirsiniz. 

Özellikle ilkbahar ve yaz döneminde, şehirde farklı zevklere hitap eden çeşitli festival ve etkinlikler düzenleniyor. Belgrad yazımızda da bahsettiğimiz gibi, ülke çapında düzenlenen ve müzeleri ücretsiz gezme imkanı veren müze geceleri bunlardan biri. Mayıs ayı içerisinde bir hafta boyunca, ülke çapında belirli müzeler geç saatlere kadar açık oluyor ve buralarda çeşitli etkinlikler düzenleniyor.

Temmuz ayındaki Exit Müzik Festival’i ise, artık Novi Sad ile özdeşleşmiş durumda ve şehrin en önemli gençlik organizasyonu. Çılgın ve iflah olmaz bir müzik tutkunuysanız, festivaller benim yerim yurdum diyorsanız kaçırmayın!

Sonbaharda gitmek isterseniz; ekim ayı içerisinde birkaç gün Münih’tekinin düşük bütçeli minik versiyonu Oktoberfest etkinliğine denk gelebilirsiniz.

Kasım sonundan aralık sonuna kadar da şehrin ana meydanında Avrupa’nın çoğu şehrinde olduğu gibi Noel pazarları kuruluyor ve bu süre boyunca meydanda çeşitli etkinlik ve eğlenceler düzenleniyor.

Kaç Gün Kalınır?

Novi Sad; yarım gün Petrovaradin Kalesi’ne, yarım gün şehir merkezine ayırarak bir günde rahatça gezebileceğiniz bir şehir. Vaktiniz kısıtlıysa, Belgrad’dan günübirlik gelip dönebilirsiniz, ama bizce bir gece konaklayıp sabahında dönmek şehrin tadını çıkarmak açısından daha iyi olur. Eğer gittiğiniz yerlerde zaman geçirip, cafe-pubları gezmeyi, eğlence mekanlarına gitmeyi  seviyorsanız belki bir gün daha ekleyebilirsiniz. Yazının başında dediğimiz gibi öğrenci ve genç nüfusun çokluğundan dolayı, şehirde gençlere yönelik mekanlar oldukça fazla.

Nerede Kalınır?

($) Evergreen Sage Apartment- Biz bu tatlış daireye bayıldık… Evde atari vardı atari! İçinde atari olan ev kötü olur mu hiç hahasfgs… Biz atariyi gördükten sonra sevinçten eksik/olumsuz bir durum olsa da fark eder miydik bilemiyoruz ama gerçekten de birçok şey düşünülmüştü ve oldukça temizdi. Konum olarak da merkezden yürüyerek 10 dakikaya kolayca ulaşılabilecek yerdeydi. Uygun fiyatlı konaklama için ideal!

($) Novi Sad’da düşük bütçeli konaklama için hoteller yerine daireleri tercih etmelisiniz. Çok temiz, güzel dizayn edilmiş ve çok uygun fiyatlı daireler var. Hem de oldukça merkezi yerde. Gözümüze takılanlar: Oasis Of Peace, Apartment Korzo, Sara- Modern Apartment

($$) Hotel Arhiv: Dunavski Park yakınlarındaki konumuyla, şehirdeki ideal noktalardan birinde yer alıyor. Standart odaların dışında daire seçenekleri de var. Açık büfe kahvaltısı da beğeniliyor.

($$$) Garni Hotel Centar: Ulusal Tiyatro yakınlarında, şehir manzaralı konaklama imkanı veriyor. Bölgenin popüler otellerinden biri olduğu için burada kalacaksanız önceden rezervasyon yapmanızda fayda var.

($$$) Hotel Leopold I: Bu hotel şehrin simgesi olan Petrovaradin kalesi içerisinde, barok tarzı bir binada, kendinizi Avusturya saraylarında hissetmeniz için tasarlanmış adeta. Bütçe sıkıntınız yoksa, burası kesinlikle Novi Sad’da kalabileceğiniz en özel yer.

Ne Yemeli?

Kahvaltı

Şehre sabah erken saatte ve oldukça aç bir şekilde vardığımızı göz önünde bulundurunca (ve sizin de aynı şekilde varabileceğinizi düşününce) kahvaltı için öncelikle otogara en yakın seçenekleri önermek istedik.

Gidebileceğiniz ilk yer otobüs terminalinden çıkıp karşıya geçtiğinizde göreceğiniz fırın; Pekara Klas. Patatesli böreğini beğenmiştik ve şekerli içecek sevmeyen beni limonatalarının şekersiz olması çok mutlu etmişti.

Dilerseniz, aynı yol üzerinde 5 dk. kadar devam edip, Sırbistan’da yaygın bir fırın zinciri olan Skroz Dobra Pekara’dan da (СкРоЗ добра ПеКаРа) birşeyler alabilirsiniz.

Şehir merkezinde yemek isterseniz, Kombinat sağlıklı ve gurme bir kahvaltı için ideal yerlerden biri.

Petrus Cafe Gallery Bar ve Loft Coffee Food Bar ise, cafe-bar konseptli olsalar da, kahvaltılarıyla da oldukça sevilen mekanlar.

Öğle-Akşam Yemeği

Şöyle bir gerçek var ki, Novi Sad’da inanılmaz güzel restoranlar var. Yerel mutfağı, cevabi köftesi, enfes atıştırmalıkları olan cafe-barları, şarap eşliğinde romantik bir yemek sunan şık restoranları derken beğenip listemize aldığımız o kadar çok yer vardı ki, gitmeden hangisini seçeceğimize asla karar verememiştik. En sonunda doğaçlama takılırız dedik ve gittiğimiz akşam canımız hamburger çekince de Toster Bar’da yemeye karar verdik. Hamburgerlerini ve craft biralarını ne kadar övsek az. Bir tek el yapımı soğan halkalarını pek sevemedik o da soğan halkasında aşırı çıtırlık sevdiğimiz için bizden kaynaklı olabilir diye düşünüyoruz. Üstelik Türkiye’de aynı ayardaki bir mekanda neredeyse sadece bira alabileceğiniz fiyata,  tıka basa doyup biranızı içeceğiniz kadar uygun. (İki hamburger, iki bira, patates ve soğan halkasına yalnızca 1500 dinar (yaklaşık 75 TL) ödedik.)

Vaktimiz olsaydı denemek istediğimiz, listemize aldığımız mekanlar da şunlardı;

Project 72 Wine&Deli – Mekan tasarımıyla ve gurme lezzetleriyle merakımızı tavan yaptıran,  Novi Sad’a tekrar gidersek bu sefer uğramadan geçmeyeceğimiz yer burasıdır kesinlikle. Yorumlarına bakılırsa ördek, kuzu, ahtapot, lazanya gibi yemeklerinin hepsi de çok güzel. Yerel şaraplarının da mutlaka denenmesi öneriliyor. (Adres: Kosovska 15a | Corner Djordje Jovanovic, Novi Sad )

Fish & Zelenish- Adından da anlaşılacağı üzere deniz ürünleri restoranı. Ev yapımı ekmekleri, risottoları, karides ve alabalıkları çok beğeniliyor. Yalnız fiyatlar şehir ortalamasının üzerindeymiş. (Adres: Skerlićeva 2, Novi Sad 21000, Sırbistan)

Veliki Cafe Restoran: Şehrin en popüler mekanlarından biri.  Aperatif, ızgara, fast food, salata, yerel yemekler gibi çeşitleri bulabileceğiniz, hatta kahve+tatlı için bile uğrayabileceğiniz bir mekan. (Adres: Nikole Pašića 24, Novi Sad 21104, Sırbistan)

Index Sendvic: Akşam yorgunluktan bitap duruma düşünce, yemekten sonra doğruca kaldığımız aparta gidip oturduğumuz yerden atari oynadık sfdf.. Ama resimlerinden ve videolarından baya bi yükseldiğimiz indexi deneyememek bizi biraz üzdü. (sağlıksız olan her şeyin kölesiyiz çünkü) İzmir’de karışık, Taksim’de ıslak hamburger neyse, Novi Sad’da da Index o. Bunu böyle gece eğlence çıkışında mideye bi gömüyorsunuz ki off..neyse şimdi çok da şeetmeyelim, ünlü olan mekanları şöyle yazalım: (Index Vanessa, Index Mirjana, Index Maja, Index House 021).

Cafe

Biz Zmaj Jovina Sokağındaki cafelerden birine doğrudan çökmeyi tercih ettik ama sanıyoruz bu bölgedeki cafelerin lezzet açısından bir olayı yok, maksat şehrin ortasında oturup keyifli vakit geçirmek.

Güzel bir kahve olmadan olmaz derseniz, yukarıda kahvaltı için önerdiğimiz mekanların kahvelerinin de güzel olduğunu okumuştuk, onları tercih edebilirsiniz.

Gezilecek Yerler

Novi Sad gezimizde biz sabahtan Petrovaradin Kalesi’ne gidip, öğleden sonramızı da şehir merkezini gezmeye ayırmıştık. Zamanınız kısıtlıysa sizin de aynı şekilde gezmenizi tavsiye ederiz. Fakat vaktiniz varsa ve isterseniz tam tersini yapabilir, öğleden sonra kaleye giderek oradaki mekanlarda gün batımı manzarasına karşı bir şeyler yiyip içebilirsiniz.

Petrovaradin Kalesi (1) 1692 ve 1780 yılları arasında inşa edilmiş, stratejik konumundan dolayı “Tuna Üzerindeki Cebelitarık” olarak anılan kale, şehrin simgesi haline gelmiş ve hiçbir zaman işgal edilememesiyle ün salmış. 1991 yılında, Sırbistan’ın Büyük Öneme Sahip Kültürel-Tarihi Mekanları listesine girmesiyle birlikte devlet koruması altına alınmış.  Tuna nehrinin kenarındaki şirin görüntüsüne aldanıp küçük görmeyiniz, zira Avrupa’nın en büyük ikinci kalesi olarak biliniyor.

Bölgedeki uzun süreli Türk hakimiyetinin sona ermesinden sonra, Kutsal Roma İmparatoru Habsburg hanedanından I. Leopold tarafından günümüzdeki görünümüne kavuşturulmuş. Bu nedenle yapı olarak 18 yy. Avusturya’sının tarzını yansıtıyor. Petrovaradin Kalesi, Napolyon’un fetihleri sırasında Avusturyalı yöneticiler için hazinelerini sakladıkları önemli bir askeri kale durumundaymış aynı zamanda. Kalede, çok sayıda esirin tutulduğu zindanların ve yerin dört kat altına kadar uzanan 16 km uzunluğunda yer altı tünellerinin bulunduğu da söyleniyor. Bu gizemli tünellere dair de çeşitli efsaneler anlatılmakta. (Tüneller aynı zamanda rehber eşliğindeki turlarla gezilebiliyormuş, biz gittiğimizde bilmiyorduk. İlgilenirseniz turizm ofislerinden bilgi alabilirsiniz.)  

Kalenin yukarı ve aşağı şehir olmak üzere iki bölümü bulunuyor. Yukarı kısmında, kayıkçıların uzak mesafeden zamanı okuyabilmeleri için tasarlanmış bir saat kulesi var. Alt kısmında ise Avusturya saraylarını yansıtan iç mekan tasarımıyla, Leopold Hotel yer alıyor. Kalede aynı zamanda oturma alanları, Tuna nehri manzarasına karşı vakit geçirebileceğiniz cafe ve restoranlar buluyor. (Bu arada kendi ülkemizde turistik yerlerde kazıklanmaya nasıl alıştıysak, kaledeki mekanların fiyatlarının şehir içindekilerle aynı ve çok uygun olduğunu görünce çok şaşırdık.)

Petrovaradin Kalesi içerisinde, şehrin bir kaç yerinde daha bulunan Şehir Müzesinin ana binası(2) da yer alıyor. Müzede, kalenin tarihçesine ve şehrin 18 ile 20. yüzyıllar arasındaki geçmişine dair bilgiler edinebilirsiniz. (Müzenin diğer binalarından biri Dunavska Sokağında, diğerleri de Sremski Karlovci ve Sremska Kamenica bölgelerinde yer alıyor.)

Kale içerisindeki tüm gezilecek noktaları şu siteden harita üzerinde görebilirsiniz.

Gallery of Matica Srpska (3): Sırbistan’ın en eski ve en büyük modern sanat galerilerinden biri olan Gallery of Matica Srpska, 1847 yılında kurulmuş ve 17. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar olan döneme ait yaklaşık 5000 adet sanat eserini barındırıyor. Müze pazartesi günleri kapalı. Gitmeden önce, intenet sitesinden açık olduğu saatleri kontrol etmenizi öneririz.  Ayrıca sitede müzeyi sanal olarak da gezebilme imkanınız bulunuyor. Sanal müze gezileri bizce asla gerçeğinin yerini tutmasa da, gitmeden önce bir göz atıp ilginizi çekip çekmeyeceğine karar verebilirsiniz.  (Giriş: Öğrenci 50 RSD, Tam: 100 RSD)

Şehrin ana meydanına girmeden önce, yolunuzun üzerinde bulunan 1906 ile 1909 yılları arasında inşa edilmiş Sinagog’a (4) uğramalısınız. Burası günümüzde Sırbistan’da bulunan 4 sinagogdan birisi. Sanıyoruz ki ziyarete ve ibadete açık değil ve günümüzde konser tarzı organizasyonlar için kullanılıyor, ama dışarıdan bakmaya değer. Siz yine de görevli birini görürseniz içeriyi gezmek için izin isteyip bi şansınızı deneyebilirsiniz.

(Sinagog yakınlarında alışveriş merkezi, market ve drugstore bulunuyor. Şehir merkezine girmeden önce gerekli yiyecek içecek türü ihtiyaçlarınızı buralardan alabilirsiniz.)

Sinagog’dan çıkıp meydana doğru ilerlediğinizde, günümüzdeki görünümüyle 1981 yılından beri hizmet veren ve ülkenin en büyük tiyatro binalarından biri olan Sırbistan Ulusal Tiyatro’sunu (5) göreceksiniz. Önündeki geniş meydan da Tiyatro Meydanı olarak adlandırılıyor.

Tiyatro Meydanı, popüler alışveriş mağazalarının bulunduğu cadde ile birlikte şehrin ana meydanlarından biri olan Özgürlük Meydanı’na (6) (Trg Slobode) bağlanıyor. Meydanda görecekleriniz arasında;

– Novi Sad’a bir dönem belediye başkanlığı yapmış Sırp lider (aynı zamanda avukat, yazar, gazeteci ve politikacı) Svezotar Miletić’in anıt heykeli (7),

– Rönesans tarzıyla dikkatinizi çekecek 4 kubbeli Belediye Binası (8),

1742 yılında yapılıp, daha sonra 1895’de yeniden Neo-gotik tarzda inşa edilmiş şehrin en büyük katolik kilisesi olan Meryem Ana Roma Katolik Kilisesi (9) var. Kilise halk tarafından katedral olarak anılıyor.

Kilisenin bulunduğu noktada, şehrin en cıvıl cıvıl yerlerinden biri olan Zmaj Jovina Sokağı (10)  başlıyor. Mağazalar ve cafelerle dolu bu sokak, bir kahve içip şehrin tadını çıkarmak için ideal yerlerden biri.

Yolun sonunda göreceğiniz turuncu bina ise, göze çarpan Bizans mimarisiyle hemen dikkatinizi çekecek olan Psikoposluk Sarayı (11) ve günümüzdeki hali 1901 bir yılında inşa edilmiş (eski hali 1741 yılında yapılıp, 1849 yılındaki isyan sırasında bombalanarak yok edilmiş).

Psikoposluk Sarayı’nın arkasında Saint George Katedrali (12) yer alıyor.  Burası şehirde bulunan en büyük Ortodoks kilisesi. Barok tarzında inşa edilmiş ve ilk olarak 1720 yılında yapılmış. 1849’da bombalanarak yıkılınca, yapımına yeniden başlanmış ve 1905 yılında şimdiki görünümüne kavuşmuş. Bahçesinde bulunan pembe mermerden yapılmış haç, şehrin en eski korunmuş anıtı olma özelliğine sahip.

Zmaj Jovina Sokağı’nın Dunavska Sokağına bağlandığı noktada (Psikoposluk Sarayı’nın yanında), Şehir Kütüphanesi (13) var. 390.000 kitabı ve 20.000 üyesi bulunan kütüphane, ülkenin en önemli kültür merkezlerinden biri.

Dunavska Sokağı ise renkli binaların olduğu, şehir merkezini Tuna sahiline bağlayan Novi Sad’ın en sevimli ve en eski sokaklarından birisi.  Sokak boyunca dükkanlar, hediyelikçiler, restoran ve pastaneler görebilirsiniz. Ana binası Petrovaradin Kalesinde olan Şehir Müzesinin diğer binası, Voyvodina Müzesi(15) ve Voyvodina Modern Sanat Müzesi(16) de bu yol üzerinde bulunuyor.

(Müzeler pazartesi günleri kapalı. Voyvodina Müzesi giriş: 200 RSD, Modern Sanat Müzesi giriş ücretsiz)

Müzelerin tam karşısıda, şehrin en büyük parkı olan Dunavski Park var. Şehir içindeki parklarda yorgunluk gidermeyi seviyorsanız uğrayın. Kışın Noel öncesi gidecekseniz, parkın ışıklarla güzelleştirildiğini ve içerisinde buz pistinin kurulduğunu görebilirsiniz.

Bunlar haricinde;

(17) Cumhuriyet Meydanı’nın oralarda, tesadüfen denk geldiğimiz yerel pazarı çok sevdik. Belgrad yazısında da bahsetmiştik, Sırbistan gezinizde bu tür pazarları görürseniz mutlaka bir göz atın. Özellikle de bizim gibi ithal çikolata ve atıştırmalıklara bayılıyorsanız.

– (18) Novi Sad’ın  bir de, uygun havalarda giderseniz güneşlenip Tuna nehrinin sularında serinleyebileceğiniz 700 metre uzunluğunda kum plajı var.  Yazları şehrin en kalabalık bölgesi olduğunu söylememize gerek yok sanıyoruz 🙂 Çeşitli etkinlik ve festivaller, spor yarışmaları da düzenleniyor bu bölgede.

-(19) Karlofça; Vaktiniz varsa, Novi Sad’a 11 km uzaklıkta bulunan, adını öğrencilik yıllarımızdan Karlofça Antlaşması ile hatırladığımız kasabayı da ziyaret edebilirsiniz. Novi Sad’dan hareket eden belediye otobüsleri ile ulaşmak mümkün.  

Yazı oluşturuldu 12

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön